Yeni Vatan Gazetesi

“Depolardaki metal stokları 25 milyar dolarlık finansman yaratabilir”

“Depolardaki metal stokları 25 milyar dolarlık finansman yaratabilir”

LONDRA (AA) – Londra Borsası tarafından onaylı “ilk” ve “tek” Türk firması olan ACE Grup şirketlerinden Hizmetleri AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ayçin Erol, finansmana erişiminin 2017’de daha da zorlaşacağını belirterek, “Tüm gelişmiş ülkelerde global bankalar, onaylı depolardaki stoklarını kredi kullanımı için teminat kabul ediyorlar. Türkiye ise bu konuda adım atmakta geç kaldı. Yeni bir düzenleme ile en az 25 milyar dolarlık bir finansman imkanı yaratılabilir.” dedi.

ACE, tarihi İpek Yolu’nu canlandırıp, bu rota üzerindeki ülkelerde Türkiye Milli Komitesi ile ortak organizasyonlar geliştirmeye yönelik projesini Londra’dan başlattı. Projenin tanıtımında, İpek Yolu üzerindeki iş birliğine dikkat çekmek amacıyla Türk, İngiliz ve Çinli heykeltıraşların birlikte yaptığı eser de ilk kez sergilendi.

Heykelin sergilendiği Somerset House’daki etkinliğe Londra Metal Borsası Üst Yöneticisi (CEO) Garry Jones ile İpek Yolu güzergahındaki ülkelerin büyükelçileri ve Hong Kong Borsası üst düzey yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Projenin tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan ACE Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Erol, İpek Yolu rotasındaki ihtiyaç sahibi çocukların durumuna dikkat çekmek ve kaynak yaratmak için geliştirdikleri Art of Trade projesine Londra Metal Borsası ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin büyük destek verdiğini, proje ile her yıl İpek Yolu üzerindeki iki ülkede ihtiyaç sahibi çocuklara kol kanat gerip destek sağlayacaklarını kaydetti.

Dünyada metallerin üretildiği yerlerin tarihi İpek Yolu güzergahındaki ülkeler olduğunu belirten Erol, projenin odağında Türk, İngiliz ve Çinli sanatçıların ortak bir eserinin de yer aldığını, Türk heykeltıraş Eşber Karayalçın tarafından tasarlanan eserin, Çinli ve İngiliz sanatçıların katkılarıyla şekillendiğini, “Art of Trade ACE” adını verdikleri eserin yapımında İpek Yolu üzerinde yer alan Çin, Azerbaycan ve Türkiye’den tedarik edilen alüminyum, bakır ve çeliğin kullanıldığını anlattı.

Erol, yıllık 3,2 milyon tonluk kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük A tipi gümrüklü antrepolarından birine sahip olduklarını, depolama ve tedarik zinciri yönetimi firması olarak demir, demir dışı metaller ve minarellerin depolanması, taşınması ve finansmanına aracılık ettiklerini, Şanghay, Tayvan ve Türkiye’de depoları bulunduğunu, Malezya’daki depolarının da şubat ya da mart ayında açılacağını bildirdi.

– “Finansmana erişim daha da zorlaşacak”

Ayçin Erol, Türkiye’de firmaların en büyük sorununun uygun koşullarda finansmana erişim olduğunu vurgulayarak, gelecek dönemde finansmana erişim ve kredi kullanımında sıkıntılı bir sürece girileceğini ileri sürdü. Türkiye’deki ticari kredi kullanımında çek ve gayrimenkul teminatını esas alan bir uygulama olduğunu belirten Erol, şöyle devam etti:

“Ancak bu teminatlar, bankacılık sistemi açısından her zaman yeterli görülmüyor, kolaylıkla nakde çevrilmediği için de tercih edilmiyor. Oysa tüm dünyada her an alıcısı olan, borsaya kote metal stokları, bankacılık sistemine çok daha güvenli bir teminat kaynağı sunuyor. Borsada tanımlanan emtia, uluslararası piyasalarda her zaman kabul gören bir değere sahip. Bu nedenle hızla nakde dönüştürülebilecek güvenli bir varlık konumunda. Ayrıca, onaylı depolara rehin edilen emtia karşılığında verilen kıymetli evrak, alım satıma konu edilerek yeni bir ticari değer kazanıyor.
Depolardaki demir çelik ve demir dışı metallerin üretim, ihracat, ithalat rakamlarına baktığımızda 25 milyar dolarlık teminat değeri olan bir varlıktan söz ediyoruz.

Sanayici ve tüccarlarımız bazen arz ve talep uyumsuzluğundan, bazen de finansman sıkıntılarından dolayı kapasitelerinin çok altında üretim yapabiliyorlar. Onlara kaynak yaratmak için yapılacak yeni bir yasal düzenlemeyle finans sektörü bu enstrümanı kullanma konusunda cesaretlendirilebilir. Böylece Türkiye’nin en yüksek ihracatını yapan otomotiv endüstrisinin vazgeçilmez ham maddesi olan demir çelik sektöründe kapasite kullanım oranları artırılabilir. Bu durumu paylaştığımız Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci de konuya son derece sıcak yaklaştı. Global dünya ile aynı avantajları kullanmak için en kısa sürede yasal düzenlemenin gerçekleşmesini bekliyoruz.”

Finansmana erişiminin 2017’de daha da zorlaşacağını savunan Erol, “Tüm gelişmiş ülkelerde global bankalar, onaylı depolardaki metal stoklarını kredi kullanımı için teminat kabul ediyorlar. Türkiye ise bu konuda adım atmakta geç kaldı. Yeni bir düzenleme ile en az 25 milyar dolarlık bir finansman imkanı yaratılabilir.” dedi.

– “Malın mülkiyeti ile ilgili bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var”

ACE Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Erol, şirketlerin depolardaki malı rehin göstererek bankalardan finansman sağlamasına aracılık ettiklerini, verdikleri rehin sertifikalarının bankalarda nakde çevrilebildiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bunu Şanghay, Tayvan ve Malezya’da yapıyoruz. Türkiye’de de yapmak istiyoruz. Bunun için malın mülkiyeti ile ilgili bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var. Malın rehiniyle ilgili bir kanun var. Ancak o kanunda malın mülkiyetinin el değiştirmesiyle ilgili birtakım düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bu düzenlemenin lisanslı depoculuğa da faydası olacak. Finans sektöründe de başka piyasa oluşacak. Metal, borsası olan ve dünyanın her yerinde kolayca nakde çevrilebilecek bir teminat içeriyor. Borsası olmayan ürünlerde de bunu uygulayabiliriz. Sektörel olmayan ürünler seçebiliriz. Mesela alüminyum ve çeliğin ürünleri var. Belki bir makine, iş makinesi borsası olabilir.”

Erol, Londra Metal Borsası’nın Türkiye’de olması halinde depolarda daha fazla stok tutulacağını, böylece Türkiye’nin Dubai ve Rotterdam gibi hub olabileceğini söyledi.

Erol, “Londra Metal Borsası, çelik konusunda Türkiye’ye gelmek istedi, gelemedi. Londra Metal Borsası’nın Türkiye’de olması gerekiyor. Olduğu takdirde depolarda daha fazla stok tutulacak. Türkiye’de çelikte kapasite kullanım oranı yüzde 50. Londra Metal Borsası Türkiye’de aktif olabilse firmalar hiç durmadan üretebilecek, dünyadaki finans kurumlarından uygun maliyetle finansmana erişebilecek, müşteri bulmadan borsa üzerinden satış imkanına sahip olacak ve sektörün kapasite kullanım oranı artacak.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de metal sektörünün ham madde anlamında ithalata dayalı olduğunu hatırlatan Erol, “En büyük sıkıntı ham maddeye ulaşabilmek. Üreticilerin ham maddeye ulaşmasıyla rekabet güçleri de artacaktır.” dedi.

Türkiye’de bir metal borsasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Erol, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, metallerdeki fiyat yükselişlerinin depolardaki stokları artırdığını, metal fiyatlarının son 2-3 ayda yükseldiğini kaydetti.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın