Yeni Vatan Gazetesi
Özel konular
İYİ Parti Nevşehir İl Başkanı Tuncay Karataş görevinden istifa ettiğini açıkladı. Karataş, gerekçe olarak işlerinin yoğunluğunu gösterdi. Karataş, “Kamuoyunun bildiği üzere Veteriner Hekimlik yapıyorum ve...
Danimarka’daki bütün Müslümanları ülkeden sınır dışı etmek ve ülkede İslam’ı yasaklamak gibi bir ideali olan ırkçı milletvekili Paludan yanına polisleri alarak bir Müslüman mahallesine gitti....
Irak’ın Erbil kentinde önceki gün Türk diplomatın şehit edildiği saldırının failinin HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ’ın ağabeyi olduğu ortaya çıktı.  Önceki gün Irak’ın Erbil kentindeki bir lokantada silahlı saldırı...

‘Jale Sağ, İslam Üniversitesi’nde Kur’an-ı toplattı; yasak getirdi’

Avrupa İslam Üniversitesi Yönetim Kurulu Sekreteri Elif Bahçekapılı’dan şok açıklama: Avrupa İslam Üniversitesi’den gönderilen Hikmet Gürcüoğlü’nun getirdiği diplomasız ‘muhasebeci’ Jale Sağ Üniversite’deki Kuran’ları toplattığını bildirdi. Sağ’ın Kur’an’a yasak getirmesi, Hollan…

‘Jale Sağ, İslam Üniversitesi’nde Kur’an-ı toplattı; yasak getirdi’

Avrupa İslam Üniversitesi Yönetim Kurulu Sekreteri ’dan şok açıklama: Avrupa İslam Üniversitesi’den gönderilen Hikmet Gürcüoğlü’nun getirdiği diplomasız ‘muhasebeci’ Jale Sağ Üniversite’deki Kuran’ları toplattığını bildirdi. Sağ’ın Kur’an’a yasak getirmesi, Hollanda Türklerinde tepkiye neden oldu.

Jale Sağ’ın Avrupa İslam Üniversitesi’ndeki uyumsuzluğu, Elif Bahçekapılı tarafından sıralandı. İşte şok açıklama:

Sayın Hikmet Gürcüoğlu Bey ‘’Avrupa İslam Üniversitesi Gerçekleri’’ konulu bir basın açıklaması düzenlemiş. Hikmet Gürcüoğlu bu basın açıklamasını bir süre önce sosyal medyada kendisi ve Jale Sağ Hanım hakkında ortaya atılan iddialar ve daha sonra tarafından yapılan bir yazılı açıklama üzerine düzenlemiştir.

Öncelikle Sayın Gürcüoğlu’nun bu basın açıklamasını neden HOTIAD üyeleriyle birlikte yaptığını anlayabilmiş değilim. Zira buradaki mevzu ne HOTIAD ne de içindeki üyeler. Bu basın açıklamasının amacı, şahsının ve üniversiteye beraberinde getirdiği Jale Sağ Hanım hakkında ortaya atılan iddiaları cevaplandırmak mıydı, yoksa bir gövde gösterisi yapmak mıydı? Bana sorarsanız bu basın açıklaması bir gövde gösterisinden ibaret kalmıştır. Zira Hikmet Gürcüoğlu düzenlediği basın açıklamasında ne kendisi, ne Jale Sağ Hanım hakkında sosyal medyada yayılan iddialara, ne de Nedim Bahçekapılı’nın yaptığı yazılı açıklamasında belirttiği konulara cevap vermemiştir. Cevap vermeyi bırakın değinmemiş, bu konuları hiç anmamıştır bile. Konuşmasında üniversite hakkında 2016 yılında başlatılan mali soruşturmadan konuya girmiş, Nedim Hoca’nın yaşadığı süreçten bahsetmiş, kendisinin üniversite yönetimine nasıl dahil olduğunu anlatmıştır. Delil olarak da herhangi bir gizliliği olmayan ve eğitim müffettişliğinin raporunu ve bazı toplantı davetlerini göstermiş, üniversitenin mevcut durumunun bakanlık tarafından ele alındığını aktarmış ve konuyu kapatmıştır.

Hikmet Gürcüoğlu tarafından Avrupa İslam Üniversitesi’ne “diplomasız” muhasebeci olarak göreve getirilen; Jale Sağ.

İyi de bizim konumuz bu mudur? Hayır değildir. Kendisiyle yaşanan krizin sebebi yukarda bahsedilen noktalar mıdır? Hayır değildir. Kaldı ki üniversiteye herhangi bir ceza kesilmemiştir, sadece tedbir konmuştur. Henüz bu konularla ilgili hiçbir mahkeme kararı yoktur.

Hikmet Gürcüoğlu ile yaşanan krizin tek sebebi üniversiteye beraberinde getirdiği Jale Sağ Hanım olmuştur. Kendisi basın toplantısında bütün bu yaşananların Nedim Bahçekapılı’nın tek adam olma arzusundan kaynaklandığını ifade etmiştir. Fakat nedense, Gürcüoğlu ile yaşanan problemlerin baş aktörü olan Jale Sağ Hanım’ın tek kadın olma arzusundan hiç bahsedilmemiştir. Bahsedilmediği gibi, Hikmet Gürcüoğlu tarafından kendisine tam yetki (volmacht) verilen kadın, düzenlenen basın açıklamasında yer bile almamıştır. Alakasız bir şekilde bütün HOTIAD orada yer almaktadır, ancak krizin mimarı olan Jale Sağ ortalıkta yoktur. Ortaya atılan hiçbir iddia cevaplandırılamamıştır, iddiaların dışında olan konular gündeme getirilmiştir ve ne yazık ki bu açıklamalar, bazı yayın organlarında ‘’Hikmet Gürcüoğlu iddiaları delillerle çürüttü’’ başlığıyla servis edilmiştir.

Hikmet Gürcüoğlu’nun ortaya atılan iddialardan hangisini ne gibi delillerle çürüttüğünü biri bana açıklayabilir mi? Hangi iddialar çürütülmüştür?

Nedim Bahçekapılı, Hikmet Gürcüoğlu’nun Üniversite’nin Yönetim Kurulundan habersiz Jale Sağ’a 5000 euroluk kontrat verdiğini söylemektedir. Gürcüoğlu ise, Aralık 2016 yılından bu yana yürüttüğü soruşturmadan bahsetmektedir. Bahçekapılı, üniversitede kendini Fatma diye tanıtan ve yukarda bahsi geçen bu kadının asıl isminin Jale olduğunu, personel dosyasının bile bulunmadığını, kendisiyle ilgili hiçbir bilgiye sahip olunmadığını ve bu bilgilerin bilinçli olarak gizlendiğini aktarırken, Gürcüoğlu, toplantı davet maillerini delil olarak göstermektedir. Yanısıra, Bahçekapılı’nın da vurguladığı gibi, başlangıçta muhasebeci diye üniversiteye takdim edilen, sonrasında Gürcüoğlu’ndan aldığı yetkiye ve güce dayanarak genel müdür ünvanı adı altında tüm yetkileri kendinde toplayan bu kadının hiçbir diplomasının olmadığı anlaşılmıştır. Ancak Hikmet Gürcüoğlu bu konulara da hiçbir şekilde değinmemiştir.

Değerli basın mensupları, sizlerin gazetecilik anlayışında, gündemdeki iddialar, konuyla alakası olmayan belge ve raporlarla mı çürütülüyor?

Şimdi sizlere Gürcüoğlu ile yaşanan krize sebep olan Jale Sağ Hanım’ın bazı uygulamalarından bahsetmek isterim:

1-Göreve başlar başlamaz binadaki tüm Kur’ an- ı Kerimleri, Üniversite’nin bir işyeri olduğu gerekçesiyle toplatması.

2-Yönetim Kurulu’nun bilgisi ve onayı dışında yetkisi olmadığı halde personel içerisinde istediği kişilere süresiz kontrat vermesi. Kurum tüzüğü bellidir. Yönetim Kurulunun bilgisi ve onayı dışında kimse işe alınamaz, kimse işten çıkarılamaz.

3-Çevre esnafın da katılımıyla her hafta eda edilen Cuma namazlarını yasaklamaya kalkması.

4-Ramazan ayında, Turki Cumhuriyetlerden birinin gerçekleştirdiği yarı resmi ziyaret için Üniversite’de öğle yemeği tertip ettirmesi, sözkonusu heyet oruçlu olduğu için programın iptal edilmesi. Başka bir deyişle islami bir kurumda olması gerektiği gibi oruç tutan bu konuklara ramazan ayında iftar yemeği verilmesi gerekirken Jale Hanım’ın alay eder gibi öğle yemeği vermek istemesi.

5-Personel dosyasının bulunmaması. Üniversite’nin kendisiyle ilgili hiçbir bilgiye (adres, cv) sahip olmaması. Dışarda Jale olarak bilinmesi, içerde kendini Fatma olarak tanıtması.

6-Jale Sağ’ın “bazı nedenlerden dolayı” diye belirttiği ve elden 5300 euroluk bir meblağ alıp şahsi hesabına yatırdığına dair belge bulunması. Yönetimdeki diğer üyelerin ne bu nedenlerden, ne de böyle bir parayı aldığından haberinin olmaması.

7-Muhasebeci olarak tanıtıldığı halde muhasebeci olmadığı ve kurumun muhasebe işlerini dışardan bir şirkete yaptırması.

8-Kurum içerisinde sigara içmenin yasak olmasını bilmesine rağmen, kendi çalışma odasında sık sık sigara içip odasında ve koridorda ağır kokuların oluşmasına sebep olması ve bu kokulardan dolayı rahatsız olan öğrenci ve personelden şikayet gelmesi.

9-Hikmet Gürcüoğlu’nun aslı olmadığı halde Üniversite’ye yüzbinlerce euro yardımda bulunduğunu söyleyerek yalan haberler yayması ve bu yolla personel üzerinde psikolojik baskı kurmaya çalışması.

10-Jale Sağ’ın Yönetim Kurulu, Rektör ve Genel Eğitim Koordinatörü’nün bilgisi dışında, toplantılar düzenlemesi ve akademik sahada kararlar alması.

11-Eğitim Koordinatörleri ve akademisyenler de dahil olmak üzere, sürekli kurum personelinin kişiliklerini rendice edici ve saldırgan bir üslup kullanması. Bu durumun defalarca Cemal Aydemirli Bey aracılığı ile Hikmet Gürcüoğlu Bey’e iletildiği halde Gürcüoğlu’nun her defasında, Jale Sağ Hanım’ın mevcut pozisyonunu korumak için ısrarlı bir tutum sergilemesi ve böylece var olan pürüzlerin bir türlü giderilememesi.

12-Mevcut pozisyonunu kötüye kullanarak; sistematik olarak psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, aşağılama, tehdit gibi şekillerde tecelli eden duygusal bir saldırı türü olan ‘’mobbing’’ uygulayarak, personel içerisindeki bazı çalşanların rahatsızlanmasına neden olması.

13-Genel Eğitim Koordinatörü’nün yetki sahasına girerek sürekli anlaşmazlıkların ortaya çıkmasına ve eğitim sahasında işlerin yavaşlamasına neden olması.

14-Personele kontrat verilmesine rağmen, vergiye bildirmemesi ve gerekli vergilerin ödenmemesi.

Bu liste böyle uzar gider, lakin durum hakkında az çok fikrinizin oluşması açısından bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum. Bu konular aylar boyunca defalarca Hikmet Gürcüoğlu ve Cemal Aydemirli ile görüşülmüştür. Kendilerine bu bayanla çalışmanın ciddi sıkıntılar oluşturduğu defalarca iletilmiştir. Her defasında bu bayanın gönderileceğine dair vaadler verildiği fakat sonrasında bunların oyalamaktan başka hiçbir şey olmadığı, Jale Sağ’a bu konuyla ilgili en ufak bir şeyin iletilmediği ortaya çıkmıştır.

Artık Jale Sağ üniversite içinde kırmızı bir çizgi haline gelmiştir. Bu aşamada Nedim Hoca’ya bazı tekliflerde bulunularak yönetimi ikna etmesi istenmiştir fakat başarılı olunamamıştır. Ardından Nedim Bahçekapılı, Gürcüoğlu’na Jale Sağ ile devam etmenin mümkün olamayacağını kesin bir dille ilettiği anda hedef haline getirilmiştir. Gürcüoğlu’nun bu karara verdiği ilk tepki ise ‘’Seni FIOD’a (Mali Polis) şikayet edeceğim’’ olmuştur.

Gürcüoğlu ve ekibi, Nedim Bahçekapılı’ya mahkeme tarafından konulan şarttan haberdardır. Basın açıklamasında kendi ağızlarıyla Nedim Hoca ile yapılan görüşmeleri kaydettiklerini ifade ediyorlar. Bu kayıtlar, Nedim Hoca’nın bu konudaki kararlılığını hissettikleri andan itibaren alınmaya başlanmıştır, emin olabilirsiniz!

Mesele onların aktardığı gibi güven duygusunun kaybolması değildir. Mesele, karşılarında yasakları olmasına rağmen onların isteklerinin gerçekleşmesi için yönetimi ikna etmeyen, geri adım atmayan ve bu konuda asla taviz vermeyen bir adamla karşı karşıya kalmalarıdır. Onlar kararlarını vermişlerdir. Nedim Hoca’yı şikayet edeceklerdir ve kendilerince delil toplamaya başlamışlardır. Ya Jale Sağ kalacaktır ya da Nedim Hoca tutuklanması için şikayet edilecektir. Fakat Yönetim Kurulu geri adım atmamıştır ve Jale Sağ Yönetim Kurulu kararıyla Üniversite’den uzaklaştırılmıştır.

Uzaklaştırmanın nedeni olarak Nedim Hoca’yı görmektediler. Bunun üzerine Gürcüoğlu’nun basın açıklamasında da belirttiği gibi, Nedim Hoca’yı kurumdan uzaklaştırmak için bir diğer Yönetim Kurulu üyesini toplantıya davet etmiştir ve aynı Yönetim Kurulu üyesine toplantıda imza vermesi için önce 10.000 euro rüşvet teklifi yapmış ve eğer imza vermezse, üniversiteyi iflas ettireceklerine dair tehdit etmiştir. Ancak sözkonusu üye, Gürcüoğlu’nun basın açıklamasında beyan ettiği gibi, Nedim Hoca tarafından esrarengiz bir şekilde ikna edilmemiştir, bu üye için toplantı maddeleri arasında Nedim Bahçekapılı’yı kurumdan uzaklaştırmak cümlesini görmek o toplantıya katılmamak ve imza vermemek için yeterli bir neden olmuştur. Evet, Gürcüoğlu kurumdan uzaklaştırılan Jale Sağ’a karşılık Avrupa İslam Üniversitesi’nin kurucusu olan, yıllarını bu kuruma veren ve bu yolda başına türlü türlü işler gelen, haftanın 5-6 günü teker üstünde lokasyon lokasyon koşuşturup ders veren Nedim Bahçekapılı Hoca’yı Üniversite’den uzaklaştıracaktır. Ancak Hikmet Gürcüoğlu bu gerçekler ile ilgili hiçbir söylemde bulunmadığı basın açıklamasında, doğruları paylaşmak yerine, Nedim Hoca’nın idari işlere karıştığını iddia ederek kendisini bu nedenle görevden uzaklaştırmak istediğini ifade etmektedir.

Sayın Gürcüoğlu, Jale Sağ ile yaşanan sorunların tek birinden dahi bahsetmemektedir, bu olguyu tamamen yok saymaktadır ve olayı Nedim Hoca, kurumun idaresine karıştığı için sorunların çıktığı biçiminde yansıtmaktadır.

Yapmayınız Sayın Gürcüoğlu! Bu adam size sonsuz güvenip ‘’Ceketimi çıkarıp Hikmet Bey’e teslim ettim’’ dedi. Tamamen kendi çevrenizden oluşan bir ekip kurup geldiniz. Hiçkimse size karşı gelip, beraberinizde getirdiğiniz ekibinizi sorgulamadı. Nedim Hoca size böylesine güvenirken ve kendi ekibinizi kurmanıza izin verilmişken durup dururken kim, sizinle neden uğraşsın? Nedim Hoca sizinle böyle bir duruma düşmeyi neden istesin? Gerçekten yapmayınız. Vicdan diyorum el insaf diyorum…

Gürcüoğlu, aynı zamanda basın açıklamasında üniversitenin bütün borçlarını kapattığından bahsetmektedir. Kendisi sırf kira olarak kuruma 40.000 euro borç bırakıp gitmiştir. Sayacak olursak, ICT şirketine 12.000 euro, website ve reklam şirketine 6000 euro olan borçlar ödenmemişti, ek olarak da Jale Sağ tarafından satın alınan lüks kahve makinasından ayrı ayrı faturalar gelmiştir. Jale Hanım verdiği kahve siparişlerinin faturaları ödememiştir.

Özetle, nereden bakılırsa bakılsın ardınızda kuruma 60.000 euroluk borç bırakıp gitmenize ragmen basın toplantısına çıkıp gayet soğukkanlı bir şekilde kurumun borçlarını kapattım diyebiliyorsunuz. Sözün bittiği noktadayız, söyleyecek söz bulamıyorum.

Hikaye devam etmektedir. Tehditlerle istediklerini elde edemeyeceklerini anlayan Hikmet Gürcüoğlu ve Jale Sağ soluğu FIOD’un yanında almışlardır. Her ikisi de, Nedim Bahçekapılı’yı kurumun idari-mali işlerine karışmakla itham etmiş ve mahkemenin koyduğu şartları çiğnediğine dair ifade vermişlerdir. Hikmet Gürcüoğlu, Jale Sağ ve yalancı şahit olarak gösterdikleri Feyza Arı’nın yalan ve iftiralarla dolu ifadeleri içeren tutanaklar, FIOD sorgusu sırasında Nedim Hoca’nın önüne koyulmuştur. Özetle, Nedim Bahçekapılı FIOD tutunaklarında adı geçen Hikmet Gürcüoğlu ve Jale Sağ’ın şikayeti üzerine gözaltına alınmıştır. Fakat her ne ‘’Hikmet’se’’, Gürcüoğlu yaptığı basın açıklamasında, Jale Sağ ile birlikte FIOD’a gidip Bahçeapılı’yı şikayet ettiklerinden hiç bahsetmemektedir. Nedim Hoca’nın gözaltına alınmasının nedeni olarak FIOD’un telefon takibine takılmasını göstermektedir.

Uzun lafın kısası, bir personel yüzünden kurumda çıkan kriz sebebiyle bugünlere geldik. Yapmayınız dedik, Jale Sağ’ı görevden çekin dedik dinletemedik. Bu ricanın abartılı bir biçimde tepki görmesine asla bir anlam veremedik.Halbuki Sayın Gürcüoğlu’ndan rica edilen ve kurum yararına olan bu istek gayet olağandı. ‘’Bu hanımefendi kurumun ruhu ve dokusuyla uyuşmuyor, lütfen bu konu hakkında daha fazla ısrarcı olmayın’’ dedik fakat dinletemedik.

Size soruyorum, bugün hanginiz bir iş yerinde isminizi, cv’nizi, adres bilgilerinizi gizleyerek çalışabilirsiniz? Ve hangi iş yeri sizi bu şartlar altında barındırır?

Sırf yukarda bahsedilen nedenlerle kurum için yararlı olmayan bir insanla çalışmak istenmiyor dendi diye tehditler havada uçuşmuştur. Linç kampanyaları başlatılmıştır, bireysel hakaretlere ve itibarsızlaştırmaya kadar gidilmiştir. Şikayetler edilmiştir, kurumu ve Nedim Hoca’nın şahsını zor duruma düşürmek için yapılabilen, elden gelen her şey yapılmıştır ve hala da yapılmaya çalışılmaktadır.

Sayın Gürcüoğlu açıklamasında Nedim Hoca’nın kendi şahsi çıkarları uğruna kurumu bu duruma düşürdüğünü söylemektedir. Nedim Hoca ne yapmıştır? Nedim Hoca sadece ‘’Ben yönetimi Jale Sağ konusunda ikna etmem demiştir’’ Kurumu ve diğer personelin haklarını korur biçimde bir duruş sergilemiştir. Nedim Hoca, Gürcüoğlu gibi kurumu gidip bir yerlere şikayet etmemiştir.

Gürcüoğlu açıklamasının devamında NVAO’nun pozitif raporu için ‘’Nedim Hoca hariç herkes sevindi’’ biçiminde talihsiz bir yorum yapmıştır. Çocuğu gibi büyütüp bugünlere getirdiği bir kurumun elde ettiği başarıdan mutlu olmadığı yalanına sadece Nedim Hoca’yı tanımayanlar inanır. Kuşkusuz Nedim Hoca’yı tanıyan ve bilen herkes bu açıklamaya inanmayacaktır.

Gürcüoğlu basın açıklamasında kendisinin istifa ettikten sonra Avrupa İslam Üniversitesi’nden elini çektiğini, ortaya atılan iddialara kendi karakteri ve kişiliğine yakışmayacağı için cevap vermediğini, sözkonusu kurumun adının içinde “İslam” geçmesi nedeniyle zarar vermemek için sustuğunu söylemektedir.

Sayın Gürcüoğlu, keşke iddia ettiğiniz biçimdeki gibi bir tutum sergileyebilmiş olsaydınız!

Yukarda Allah var! Her şeyi gören, bilen ve an an şahit olan. Ben O’nun adaletine sonsuz inanıyor ve güveniyorum.

Saygı ve Selamla…

Elif Bahçekapılı

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın