Yeni Vatan Gazetesi
Özel konular
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sert sözlerine yazılı açıklamayla yanıt verdi. MHP Genel...
Teksas Eyaleti Eğitim Kurulu, FETÖ’nün Teksas’taki en büyük okul ağlarından Harmony Public Schools’da üst düzey yöneticilik görevinde olan Soner Tarım’ın yeni okul başvurusunu oy birliğiyle...
Kısa adı HOTİAD olan, Hollanda Türk İşadamları Derneği üyelerinden bir bölümü birlikte Kutsal Şehir Kudüs`e gittiler.

Külünk: Erdoğan’ın sokaktan aldığı güven ya güçlenecek ya da zedelenecek

Külünk: Erdoğan’ın sokaktan aldığı güven ya güçlenecek ya da zedelenecek
Evinin önünde silahlı ve maskeli bireylerin görülmesi ile geçtiğimiz hafta Türkiye’nin gündemine oturan AK Parti daha önceki İstanbul Milletvekili , Süperhaber’den Hülya Okur’a ehemmiyetli söylemelerde bulundu.

Külünk, “Mevzu emniyette, kuşkulu bir vaka, benim ilk kere yaşadığım bir mevzuda değil daha evvelde yaşadım ancak bu bir biçimde istemin dışında kamuoyuna mülk oldu. Bu mevzuda yorum yapmayı doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

Ancak Külünk ile Hülya Okur’un sohbetleri bununla hudutlu değildi. 

AK Parti ve Erdoğan ile çıktığı yol için “Pişmanlık dinlenecek bir yol değil” ifadesini kullanan Külünk, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile muhalefet partilerinin liderleri arasındaki farkı “Biz ne lidercilik oynayanları gördük. Güçle lider olunmaz.” dedi. Külünk, sarih laflı, ulusla arasına perde koymayan bir duruşu olduğunu vurguladı Erdoğan için, “Cumhurbaşkanımızın saklı ajandası yok” ifadesini kullandı. 

”ÖNÜMÜZDEKİ 10 SENENİN EN KRİTİK TERCİHİ”
Mahallî tercihlerle alakalı da ehemmiyetli iletileri oldu Metin Külünk’ün. “Türkiye sarih vicdanlılıkla ifade edeyim ki, önümüzdeki 10 senenin en kritik tercihine gidiyor.” diyen Külünk, Erdoğan’ın Kızılcahamam kampında yaptığı söylemeye dikkat çekti:

“Cumhurbaşkanımız kampın açılış konuşmasında, doğrudan ulusu referans göstererek, 24 Haziran tercih neticelerinin aday listeleri üzerinden yaşandığını sarihçe ifade etti. Daha evvelden de mahallî tercihlerinde hangi hassasiyetlerde olmamız gerektiğini şehir başkanları buluşmasında ifade etmişti. Caddeyle partimiz arasında makasın açılma sinyalleri var. Hatta ekonomik olarak yaşadığımız bu külfetli yarıyıldan dolayı, bu makasın açılma hissinden öte, pratikte dillenme seviyesi çok yükseldi. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız dinliyor. Bahsedilen danışmanlık işletmeyi ile ilişkilerin tamamlanması, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik kapasitesi ve eforudur.”

”CADDEDEN ALDIĞI GÜVEN YA KUVVETLENECEK YA YARALANACAK”
Caddenin, seçmenin aday listelerini beklediğini ifade eden Külünk bu listelere ait ihtarlarını ise şöyle sıralıyor:

“Cumhurbaşkanımızın caddeden aldığı güven ya kuvvetlenecek ya da yaralanacak. Dostlarımız benlik yarışı içinde. Meclis listeleri masalarda tanımlanmamalı. Şehir teşkilatlarından ilçe meclis listesi yapılmamalı. Cadde hiç kimsenin ipoteğinde değil. Koltuktan bırakmak basit iş değil. Erdoğan bize belediye başkanlığını teslim eder diye düşünen yanılgı ediyor”

”TÜRKİYE’NİN EN STRATEJİK EFORU ERDOĞAN’DIR”
“Şu anda Türkiye’nin en stratejik eforu Sayın Erdoğan’dır. Ama millet diyor ki; onun arda saklanarak efor devşirmeyin.” diyen Külünk, tabanın parti idarelerine verdiği iletiyi ise “Taban diyor ki: Liyakat, ehliyet, hak. Samimiyet, sadakat, hak. Bunları koruyun diyor. Bir meclis azası listesi söyleniyor ve listede bir sürü belirsiz adam. Öbür tarafta 20 yıl emek vermiş bir adam. Onun hiç ismi yok, kenara konuluyor. ” lafları ile özetliyor.

İSTANBUL YORUMU
Mahallî tercihlerde partilerin en büyük ve kritik amacı olan İstanbul’a ait ehemmiyetli tespitleri var Metin Külünk’ün. Megakenti saran binaların İstanbul’a işkence olduğunu yüksek sesle söylediğini ifade eden Külünk, “Bu kentin ruhunu gözümüz gibi gözetmeliyiz ama üzülüyorum. Dikey binacılık ve yalnızca  imar kurulunun çalışmalarına kilitlenmiş bir belediyecilik kavrayışından yalnızca bu değil çok galibiyetli işler de var insan ve cemiyet, kültür, kent temelli mahallî idare kavrayışına geçmemiz gerektiğini düşünüyorum.” diyor.

İstanbul’u tariflerken de, “Yalnızca dolaşılacak bir kent değil, yaşanacak bir kenttir.” ifadesini kullanan Külünk, İnce’nin adaylığı içinse, “Muharrem İnce evvel CHP’deki sorununu çözsün. İstanbul, sayın İnce’ye çok ağır kazanç. İnce’nin CHP’nin içinde ciddi bir sorunu var, bence evvel onu çözmeli” diye konuştu.

Mahallî tercihlerde ittifak olursa nasıl olur sualine cevabı net oldu Külünk’ün; “Mahallî tercihlerde ittifakı inşa etmek çok basit değil. Gönül ittifakı beden bulacak. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinin eforlu aday çıkartacağı yerde CHP aradan çıkabilir.” 

Türkiye’nin son aylarda finansal 15 Temmuz ile karşı karşıya olduğunun altını çizen Metin Külünk, bu vaziyetten caddenin ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirtiyor. Atağın 15 Temmuz gibi çok sert ve acımasızca geldiğini vurgulayan Külünk, “Dolar ve faiz çoğalışı yaşamımıza doğrudan müdahale ediyor. Zira faiz, neoliberalizmin ana dinci. Dolar da küresel sistemi efor merkezinin elindeki en ehemmiyetli beyzbol sopası. Bir yandan beyzbol sopasıyla saldırıyorlar, bir yandan faizle. Merkez Bankası faizi bu biçimde artırmamalıydı. Türkiye’de iç dünyasını ve caddeyi iki cephede çaba etmek zorunda vazgeçti.” ifadelerini kullandı.

Bu noktada Külünk, konkordato duyuru edenlerle, Türkiye’den yurt dışına para transferi yapanlara dikkat sürüklüyor, “Son bir senede Türkiye’den para çıkaranlar kim? Ve o para çıkışı yapan şirketler konkordato duyuru etti mi, etmedi mi? Konkordato duyuru edip kasveti minik esnafın, tedarikçilerin sırtına yükledi mi, yüklemedi mi? Bu teşkilatlı bir kabahattir. Devlete, halka karşı işlenmiş teşkilatıdır kabahattir.” lafları ile…

13 yıldır Türkiye’nin Erdoğansızlaştırılmasına müteveccih harekâtlarla yüzyüze olduğunun altını çizen Külünk, “13 yıldır kaç suikast atlattı, kaç zehirlenme atlattı, kaç harekât atlattı, rakamını biz öğrenmiyoruz, kendisi öğreniyor.” dedi.

Yılmaz bir biçimde destekledidiği FETÖ ile çaba noktasındaki noksanlara işaret eden Külünk, “Sen FETÖ davasında suçlan, ismin “baron” olsun, aday adaylık müracatı yap, bu kabul edilsin. Cemiyet bunu kabul etmiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın kişiliğindeki liderler, 50-60 senede anca kazanç, o bu halkın kaderi. Birilerinin ikbal, temennisi, hesapları üzerinden bu uğra hasar verme hakkı kimseye ait değil. Bazen çekilmesini bilmelisiniz, çekilip kenara da suskun durmasını öğrenmelisiniz. 15 Temmuz’un işbirlikçileri tam alanlarda yaşamına müdahale etmeye devam ediyor. Ben çok iyi öğreniyorum; bir başsavcı, soruşturmayı yürüten savcıları çağırıyor, kanıtları belirli olan şu şu adları dosyadan çıkartacaksın, diyor. O savcı da, “Hayır çıkartmam, kanıtlı” diyor.” ifadelerini kullanıyor.

FETÖ’nün 40 sene evvel yalnızca 3 bireyden oluştuğunun altını çizen Metin Külünk “deizm” riskine, “FETÖ’den risk mi olur deniliyordu ama 15 Temmuz’u yaşadık, deizm de hafife alınıyor, deizm de hafife alınmasın, deizm üzerinden bu toprakların kıyamete kadar varlığını tehdit edecek apayrı modellerle karşılaşabiliriz.” lafları ile dikkat sürüklüyor.

Metin Külünk, Abdullah Gül ile alakalı da bir parantez açıyor hürmeti elden düşürmeden: “Abdullah Gül’ü afallatan kendisi oldu. Benim 17/25 ve Gezi’den bu yana söylediğim bir tümce var. Tartışmaya girmek istemem. Senelerce kendilerine saygı ettiğimiz, abi dediğimiz insanların durduğu yerin Sayın Erdoğan’ın yanı olduğunu söylemeleri gerektiğini ifade ettim, yeniden benzerini söylüyorum. Yol dostluğu bunu gerektirir. Sayın Erdoğan bu mevzuda çok sadakat göstermiştir. Ama aynı sadakati kendisi görememiştir.”

Külünk’ün “Acente liderlik” diye bir belirlemesi var. Hülya Okur’un “Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ya da Meral Akşener, sizin belirttiğiniz küresel eforların ortaya attığı  “acente liderlik” formatına uyuyorlar mı?” sualine “Liderlik fıtridir. Zorlama liderlik olmaz. Bu adlar ancak acenta taşeronluk yaparlar.” lafları ile cevaplıyor.

Külünk’ün gündeme geldiğinde büyük münakaşalara neden olan “Tüzük Duruşması kapatılsın” öneriyi vardı. Külünk, bu öneriyi verme sebeplerini SuperHaber’e şu laflarla özetliyor, “Ben Tüzük Duruşmasının tartışılmasını istedim, bugün de tartışılmasını istiyorum. Yasa yapma yetkisinin mecliste olduğu bir yerde Tüzük Duruşması kendisini meclisin üstünde göremez.”

Dış siyasete ait önemli uyarıları da var Külünk’ün. “Almanya ile ilişkiler iyi olmak zorunda” diyen Külünk. “Çin, Rusya ve İsrail ile tek başına kalmamalıyız” ihtarında bulunuyor.

Ve Cemal Kaşıkçı vakayı. Külünk, “Kritik ve arkasıcı sarsıntıları önümüzdeki günlerde çok daha sertleşerek devam edecek. Sudi Arabistan’da çok sürpriz büyümeler olabilir. Bekleyip görelim.” ifadesini kullanıyor dünya çapında tartışılan hadise için. 

Reklam
ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın