Yeni Vatan Gazetesi
Özel konular
Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız, 26 Kasım'da yanarak kullanılamaz hale gelen Kerkük Kayseri Çarşısı'nın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeminde olduğunu belirtti.
Avrupa İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Nedim Bahçekapılı, Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Ahmet Akgündüz'e kendisi ve Avrupa İslam Üniversitesi ile ilgili çıkan haberlerin doğru olmadığı...
Türkmenlerin yoğunlukla yaşadığı Irak'ın Kerkük kent merkezinde bulunan ve Osmanlı döneminde inşa edilen Kayseri Kapalı Çarşısı'nda yangın çıktı. Yangın nedeniyle çarşıda bulunan 400'ü aşkın iş...

MİLLİ BASİRETE GÜVEN

Hz. Peygamber (Sav.) ‘’ Benim ümmetim batıl üzere ittifak etmez’’ buyurur. Aynı istikamette yine Hz. Peygamber (Sav.)’in ’’ Mümin’in ferasetinden korkun çünkü o Allahın nuruyla bakar ’’ diye Hadis’i de vardır. Biz de acizane bu hususa işaret etmek isteriz.

Adem Taflan

Adem Taflan

Hz. Peygamber (Sav.) ‘’ Benim ümmetim batıl üzere ittifak etmez’’ buyurur. Aynı istikamette yine Hz. Peygamber (Sav.)’in ’’ Mümin’in ferasetinden korkun çünkü o Allahın nuruyla bakar ’’ diye Hadis’i de vardır. Biz de acizane bu hususa işaret etmek isteriz. Özellikle İstanbul mitingi de gösterdi ki bu millet öyle kolay kolay uyutulamaz, aldatılamaz ve hatta pes ettirilemez. Çünkü bu güne kadar her yolu denediler başaramadılar ancak su uyur düşman uyumaz. Peki kim bu düşman. mi? Hayır. İP mi? Kısa kalır. mi? Belki ama yetersiz olur. SP mi? Elbette hayır. Peki öyleyse kimdir bu düşman.

İstiklal savaşını yaptıklarımızdır. Iraklı ve Saddam’ın büyük heykelini balyoz ile yıkan kardeşimizin pişmanlıkla söylediği bir söz var. Hala ne kadar safça söylediğine inanamazsınız. Diyor ki Bush ve Blair yalancıymış. Biz Amerikan askeri geliyor diye sevinmiştik, bu gün olsa ne Saddam heykeline saldırırdım ne de Abd askerine sevinirdim. Allahım bu gafletten tüm ümmeti koru. Yapılmak istenenin 15 Temmuzda püskürtüldüğünü herkes biliyor ancak eğer darbe denemesi başarılı olsaydı ne olurdu kısmı hiç konuşulmadı sanki. Ya da sadece tahminden ibaret kaldı. İşte Irak işte Suriye. Ancak o kadar uzun boylu da değil. Türkiye’de iktidar değişse de bu korku senaryosunun gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığına inanıyorum ya da inanamak isityorum ben.

Neden mi? Çünkü bu ülkenin az bir istisna hariç siyasi partileri ve o partilere oy verenler de her bir türk / kürt vatan evladı vatanseverdir. Ancak bazı siyasilerin metotları yanlıştır ve hataları topluma, millete hem zaman hem başka bir çok şey kaybettireceği için endişeler mevcuttur / olmalıdır. Bir de bu türden siyasilerin ve partilerinin eskiden yaptıkları yönetim örnekleri ve şimdi devam eden belediyeler üzerinden tahminde bulunmak çokta zor değil bence. Ancak her ne türden ve her ne boyutta hataları, eksikleri olursa olsun bile isteye açıktan açığa vatana ve millete garezlik hissi üzerinden devlet yöneteceklerini düşünmüyorum. Ya da bu ülkeyi bile bile satacak veya devleti zaafa uğratacak işlere özellikle rıza göstereceklerine inanmıyorum.

Ancak öyle ilginç ifadeler kullanıyorlar ki hani neredeyse ihanet etmek azmi cezmü kasti ile söylenmiş gibi algılanacak kadar siyasi birikimden mahrum savlar dökülüyor dillerinden. Bazen gerçekten kazanmak ve koca devletin işi gücü ile baş başa kalmak istemiyor olabilirler mi diye aklına gelmiyor değil insanın. Remsen isimlerini Yıkım Ekibi koysalar bu kadar etkili olmazlardı ya da belki de ancak bu kadar etkili ve kendileri için oy, destek kaybettirirci bir iş yapmış olurlardı. Tüm muhalefet bir araya geliyor ve neredeyse kadar oy ya alabiliyor hatta alamıyor gibi bir zamanı yaşıyoruz. On altı yıldır kim hangi güç ne kadar baskı yapsa bir iktidarı değil Türkiye’de hiç bir ülkede bu kadar ayakta tutamazdı. O zaman bu iktidarı her şeye rağmen ayakta tutan en mühim etken Milletin Bizatihi kendisidir, millette ki Siyasi Şuur’dur ve Milli Basiret’tir. . O zaman bu iktidarın hizmetleridir ve ortada duran yüksek düzeyli memnuniyettir.

Avrupa, ABD ve İsrail şeytan üçgeni arasında iç ve dış siyasette istediğini alabilen bir Türkiye elden gitmemelidir. Bu günleri bu millet çok bekledi. Bir hatta neredeyse iki asırdır istediğini elde eden bir devlete sahip olma hayali olan bir toplumuz biz. O halde hiç zaman kaybetmeden bu yazımızın asıl maksadına gelelim. Güçlü Ülke Güçlü Lider… Ak Partinin son çalışmalarında dikkat çeken hususlarından bir iki tanesi üzerinden yürüyelim. Kendisini anlayan, gözeten, kaliteli yöneten, değer veren ve bizzat kendinden olan bir lider ve icraatları söz konusu olunca ayaklar sabitlendi. Herkes Menderes’e, Özal’a ve Erbakan’a yeterince sahip çıkamamışlığın bilinci ile bu işte tüm sorumluluğu kuşanmış ve ne olursa olsun ülkesine, bayrağına ve Liderine sahip çıkma şuuruyla hareket ediyor.

Yapılmakta olan ve yapılacak olan dev projelerin ülkeye ne kazandıracağını bilmeyebilir insan, Marmaraya binince daha önce sıcakta soğukta beklediği ve çile doldurduğu zamanları düşünüp akletmeyi tercih edecek doğal olarak. Bunu da gözümüzün içine soka soka söylüyor aslında. Yaşlı bir hanım efendinin ısrarla söylediği şu izler çok mühimdir. AkParti’nin biriktirdiklerini talan için çabalıyorlar. Başka hiç bir niyetleri yok. Tam da bu esnada aklımıza tarihten ilginç bir örnek hücum ediyor. Ömer bin Abdülaziz beşinci Raşit halife olarak anılır tarihte. Adil Ömer’in torunu olan Ömer b. Abdülaziz iki buçuk yıl gibi kısa bir süre halifelik yapmış olmasına rağmen tam takır teslim aldığı Beytul Mal’i ağzına kadar dolu teslim etmiştir. Evet Beytul mal dolar bir kaç yılda dolar dolmasına da Halife’nin vefatı sonrasında bir kaç ayda bom boş ve eskisi gibi tam takır hale gelir.

Anlaşılan dolu hazineyi ele geçirme telaşı ile birlikte muhalefetin kendilerince kendilerinden daha akıllı ve güçlü olduklarını düşündükleri bazı güçlerin tesiri altında da olma ihtimalleri çok yüksek. Böyle olunca hatırlayalım eskilerde çokça banka batardı, İMF ‘den borç alınırdı, bazen maaşlara kuruş hesabı zam (!) yapılırdı. Sonra da biz zaten düzeltiyorduk az kalmıştı falan diyorlar. Özellikle CHP iktidar da olduğu sürece milletin yüzü ne ekonomik ne manevi anlamda gülmemiştir. Düne kadar vergi tahsilatını bile tam anlamıyla zorbalık düzeyinde tutumlarla yapmaya çalıştıkları için tüm herkesten sadece nefret toplamayı başarmışlardır. Şimdi herkes kendisi vergi barışı diye çıkan aflarla götürüp yatırmanın tatlı telaşını konuşuyor. Güven budur, istikrar budur, devlet ile millet kaynaşması budur.

Devlet yönetmenin ne demek olduğunu millete sahip çıkmanın ne olduğunu son on altı yılda bile gözlerinin önünde ki bu uygulamadan öğrenemenişlerse ne denir bilmem. Terör ülke içinde değil sadece dışında ve yuvasında bitiriliyor. Ulaşım, sağlık, eğitim, ve sair hizmetler Osmanlı’nın en şaşaalı günlerine benzer hatta belki de onu da geçmiş bir kıvama ulaşmış durumda. İnsan hakları ve yaşam standartı model kabul ettikleri Avrupanın bile ötesinde. Seyahat ve ticarette dünya ile yarışıyoruz. Silah sanayii her geçen gün dünyaya pazar artırımında. Din ve vicdan hürriyeti bu güne kadar özellikle esirgenen kesim olan müslümanlar için hiç olmadığı kadar istendik eziyete ulaştı. Her ne ararsan bulursun ve her şeyin en iyiyi en konforlusu en çok tüketilir hale gelmiş.

Bir halk bir millet daha ne ister. En yüksek makamda ki Cumhurbaşkanı yer sofrasında kendisi ile beraber, Camide kendisi ile beraber, İşgal girişiminde kendisiyle beraber ve hatta ölümüne ortay çıkmış. Millet kendine ve tüm islam coğrafyasına el uzatacak kudrete ulaşmış bir ülke ve millet olmanın gururunu yaşıyor. Kendi içinde huzurlu ve güven içerisinde, Karşılıklı saygı esasına dayalı bir toplum insani iletişimde farkındalığı yüksek, Siyaset açısından demokratik duyarlılık ve refleksi yüksek bir bilinç seviyesinde. Geleceği adına endişeler yerini güven ve umuda bırakmış. Bir baştan bir başa güzelliklerle donanmış ülkesini saatlerle ifade edilen bir hızla gezip dolaşma imkanı var. Yurt içinde ve yurt dışında eğitim imkanları ve en yüksek seviyede eğitim kurumlarında ücretsiz ve hatta burslu eğitim imkanları var.

Ne diğer partiler ne de diğer ittifakların hayalleri bu yapılanlara yetişecek durumda değil iken bu milleti nasıl da bir şeyler yerine koymaya kalkabilirler anlaşılır değil. Vizyon itibariyle çapsız liderlerden oluşan bir muhalefet aslında iktidar için çok ta istendik bir durum değildir. Haklı ve yerli eleştiriler yöneticiye bir çok açıdan yara sağlar. Bu iktidarın en büyük eksikliği bu olsa da elinden gelen bir şey maalesef bulunmamaktadır. Hiç bir proje tüm bir milletin huzuru kadar değrlei olmasa da tüm projeler top yekün bir milletin gelecek giderinde ki huzurun teminine yöneliktir. Bu tarz büyük projeleri eleştirmek ya da durduracağını beyan etmekten başka verebilecekleri vaatlerinin dahi bulunmaması varsa da pek tumturaklı olmadığı için ciddiye alınmadığını öngörebiliriz.

Sonuç itibariyle kimin ne alacağına dair birşeyler yazmayacağım yada yazmak istemiyorum ama bu sefer de tutamayacağım kendimi anlaşılan. Chp Hdp barajı aşsın diye her evden bir oy diye çalışma yapsa da sonuç değişmeyecek. Chp için öngörüm 23 -25 arası İp için 7.5 Hdp de 7.5 alabilir Sp ise 3. Erdoğan karşıtı cephenin tüm parçalı bulutlu ekibinin alacağı oy oranı 40-44 arasını geçmeyecek. Diğer partilerin toplamı da 2 & 2.5 olur. Ve hem meclis aritmetiği hem Başkanlık için sorunsuz bir seçim sonucu bizi bekliyor. Bugünden erken olsa da hiç bir seçim anketi incelememiş olsam da sonucu şimdiden açıklayabilirim.

%53.70 ler dolayında üstü var altı yok şeklinde bekliyoruz inşaallah.

Bunu da şöyle analiz edebiliriz. Ak parti’ye yerli yersiz kızanlar ile den firarlar dolayısıyla bu sonuç söz konusudur. Aksi halde normal şartlarda Cumhur İttifakı’nda ki her iki partinin oyu net % 58 & 60 dolaylarındadır. Seçim ortamı ve farklı etkenler dolayısıyla kayıp kaçak meselesinin her iki yapıya ve ister istemez ittifaka da maliyetleri olabilmektedir. İttifaka en büyük desteğin tarafından yapılan açıklama ile verildiğini söylememek haksızlık olacaktır. Bu anlamda ne kadar yerli ne kadar Millİ bir duruş sergilediklerini ortaya komuş oldular. Geleceğin inşasına çalışan Cumhur İttifakı’na bu anlamda katkı sunan herkes hayırla yad edilecektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın