Yeni Vatan Gazetesi
Özel konular
Hollanda'nın Amsterdam kentinde, Beşşar Esad rejiminin kimyasal silahla sivilleri katlettiği saldırının 6. yılında gösteri yapıldı.
Irak Türkmen Cephesi Türkiye önceki dönem temsilcisi Dr. Hicran Kazancı, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilgili gündem yaratan açıklamalarda bulundu. Kazancı, yaptığı açıklamada, BOP’ın ilk...
Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) Avrupa yapılanması, Avrupa’da yaşayan Türkleri yıldırma ve susturma girişimleri içinde oldukları öğrenildi. FETÖ örgüt yayın bülteni Zaman...

Nuran Taydaş Çal: Yuva Demek Ailenin İçinde Huzur Bulduğu Yer Demektir!

Ziya Gündüz

Ziya Gündüz

Röportaj: Ziya Gündüz

Hayatı doğru ve huzurlu yaşamak için doğru yol haritasını takip etmek gerekiyor. İşte bu konuda önemli bir eserin sahibi yazar Nuran Taydaş Çal ile Cplanı Yayınları arasında çıkan, ‘Hayatın Kalbinden Tutanlar’ isimli eserini konuştuk.  Nuran Taydaş Çal, ‘Özgürlük yüreğe takılan prangalardan kurtulmaktır. Bu prangalar, kibir, hırs, haset gibi olumsuz duygulardır. Biz kendimizi bunlardan arındırırsak özümüze dönmüş olacağız’ dedi.

Öncelikle hocam, ‘Hayatın Kalbinden Tutanlar’  eserini yazmanızda ki amacınız nedir?

Günümüzde insanlar sürekli bir koşuşturma içindeler. Hal böyle olunca, robotlaşan bir toplum haline geldik. Hayatımız monotonlaştı. Değer yargılarımız, inancımızın gerektirdiği davranışlar yerine bencilliğe bıraktı. Bu da insandaki nefs denilen olguyu körükledi. Daha fazla para, daha fazla başarı diyerek kendilerini kişisel gelişim kitaplarının kollarına bıraktılar. Haşa kendilerini sınırsız bir gücün sahibi gibi gördüler. Çünkü okudukları kitaplar, aldıkları eğitimler kendilerine bu yönde telkinlerde bulunuyordu.

NLP ve Yaşam Koçluğu Eğitimlerini alırken sadece şunu düşündüm. Biz Müslümanız, yabancı kaynaklı kişisel gelişim eserlerindeki düşünceler bizim ne inanç yapımıza ne de kültürümüze uyuyordu. Bize, fıtratımıza uygun yöntemler gerekliydi. Bu sebeple de tevazu sahibi olmanın, azmin, çalışma ile birlikte tevekkülün ince noktalarını ön plana çıkarmak, unuttuğumuz ya da arka plana attığımız bu değerlerin aslında bizim fıtratımızın esas yapı taşlarını oluşturduğunu gözler önüne sermek istedim.

İşte ‘Hayatın Kalbinden Tutanlar’ hayata dair karşılaştığımız problemleri ve bu problemler karşısında yapacaklarımızı anlatan bir kitaptır. Fakat diğerlerinden farkı, İnanç ve değer yargılarıyla desteklenmiş olmasıdır.

Kitapta önemli konular.  Bize biraz hayatın ve başarının basamaklarından söz eder misiniz?

Allah (c.c.), İnsanı Eşref-i Mahlûkat olarak yarattı. Bu unvana sahip olmanın bir sebebi olmalı. Evrende yaşayan her canlının bir misyonu varken, insan gibi donanımlı bir varlığın boşu boşuna gönderilmiş olması elbette düşünülmez. O zaman hem bu dünya için hem de ebedi âlem için yapmamız gerekenler var. Rabbimiz bunu bize zaten gönderdiği elçiler ve kitaplarla bildirmiş. Bize düşen de bu yolda ilerlemek. Peki, nasıl? İşte insan bu nasıl noktasında sapıtıyor. Hâlbuki başarının en büyük adımı emektir. Çalışmaktır. Kişinin hedefleri doğrultusunda gösterdiği gayrettir.

Bunun yanında da şu hususlara dikkat etmek gerekir:

-Ön yargılarımız

-Özgüven yetersizliği

-Çevreden gelen olumsuz sesler

-Başaramama Korkusu

-Ertelemek ve Atalet

-Zamanı Etkin Kullanmak

-Dua ve İnanç

Kitabımızda bu başlıkları detaylı anlattık. Bu başlıklar altında bizi başarıya götürecek yöntemleri hayatımıza uygularsak, başarı da o denli bizimle birlikte olacaktır.

 

Kitapta azim ve hırstan söz ediyorsunuz. Azim ve hırs arasında nasıl bir fark var?

Azim ve hırs, bu iki kavram birbiriyle çok karıştırılır. Başarı ve başarısızlık, kişilerin eylemlerine bağlıdır. Başarılı olmak için azimli olup çalışmak önemlidir ama hırs, bizi yanlış yollara götürebilir.

Azim, sürekli ve istikrarlı bir çalışmanın sonucunda elde edilen başarıdır. Sonucunda tevekkül ve teslimiyet vardır. Bu sebeple azimli insanda kıskançlık duygusu yoktur. Çalışırken ve üretirken hayattan da zevk alır. Bu durum ise hem bu dünyasına hem de ahir hayatına katkı sağlar. Çalışmayı ibadet olarak görür ve bunun şartlarını yerine getirir.

Hırs ise yürek penceresini kibirle kaplar. Etrafa yaydığı öfke hırsın ayak sesleridir. Çünkü hırslı insan başarısız olduğunda bunu öfkesiyle kapatmaya çalışır. Etrafındaki başarılı insanları gördükçe haset duygusuna kapılarak, nifak tohumlarını saçmaya başlar.

İnsanları basamak gibi görür. Üzerine çıkıp yükselmekten geri durmaz. Bu sebeple dostluklarında çıkar ilişkileri güder. Hayatlarını taklit üzerine kurdukları için de kendi özünü kaybeder. Makam ve mevki için gayri ahlaki yolları denemekten geri durmazlar.

Rabbim bizi hırslı olmaktan muhafaza etsin. Bu keskin bir bıçağın üzerinde yürümek gibidir.

Kitab

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın